Trendyol “Modanın Durumu, 2024” raporunda yer aldı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, raporda “ezberbozan üçüncü nesil markalar” arasında tek Türk markası olarak Trendyol bulundu.

Rapora göre, sadece ürünlerini daha hızlı ve uygun maliyetle sunmakla kalmayıp aynı zamanda müşteri sadakatini ana hedef olarak benimseyen üçüncü nesil şirketler, hızlı şekilde sektörün “yeni oyun kurucuları” haline geliyor.

Raporda, üretim anlamında kasları güçlü, kendi tedarikçi ekosistemine sahip olan, veriye dayalı tasarım ve üretim yapan moda markalarının yükselişinin kaçınılmaz olduğuna dikkat çekildi.

Rapor aynı zamanda üçüncü nesil şirketlerin, sadece uygun fiyat politikalarıyla değil, aynı zamanda geniş ürün seçenekleri ve müşteri sadakatini artırmaya dönük yenilikçi ve etkileşimli stratejileriyle de ön plana çıktıklarını ortaya koydu.

Rapora göre üçüncü nesil moda markaları, son trendlere uygun tasarımları, kaliteleri ve uygun fiyatlarıyla batı pazarlarındaki tüketicilerin ilgisini çekerken, ABD’deki müşterilerin yüzde 40’ı, İngiltere’de ise yüzde 26’sı son 12 ayda alışveriş tercihlerini üçüncü nesil moda markalarından yana kullandı.

Raporda yer alan bir başka sonuç ise üçüncü nesil moda markalarının, çağın tüketicisini yakalayan etkin ve deneyimsel sosyal medya kullanımıyla da ön plana çıkması oldu.

“Tüketiciler yeni nesil perakendecilere kayıyor”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Trendyol Group Üst Yöneticisi (CEO) Erdem İnan, bugün Türkiye’de üretilen tekstil ürünlerinin Avrupa’dan Orta Doğu’ya, çok geniş bir coğrafyada kullanıcılar tarafından tercih edildiğini aktardı.

İnan, bunu öncelikle ülkenin kaliteli üretim gücüne borçlu olduklarını ifade ederek, “Trendyol markalı ürünler Türkiye’nin dört bir yanındaki 400’ten fazla yerli üreticimiz tarafından üretiliyor. ‘State of Fashion’ raporunun da ortaya koyduğu gibi, müşteri sadakatini ana hedef olarak belirleyen şirketler global olarak sektörde ön plana çıkıyor. Trendyol olarak müşteriyi odağa alan iş yapış biçimimizi girdiğimiz tüm pazarlarda uyguluyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Küresel olarak e-ticarette en büyük dönüşümün tedarik zincirinde yaşandığını, pazaryeri modelleri gelişmeye devam ederken, bir yandan da üreticilerin doğrudan e-ticaret ekosistemine dahil olduğu tedarik zinciri modellerinin ön plana çıkmaya başladığını anlatan İnan, bunun da üretim ve lojistik anlamında güçlü ülkeleri sınır ötesi e-ticarette avantajlı duruma getirdiğini kaydetti.

İnan, “Türkiye’nin hem kaliteli üretim yapan markaları hem de ham madde ihtiyacını karşılayacak çok iyi tedarikçileri var. Türkiye çevresindeki geniş coğrafyaya da lojistik anlamda çok entegre ve verimli şekilde büyük pazarlara ulaşabiliyor. İşte tüm bu nedenlerden ötürü Türkiye önemli bir üretim ve lojistik merkezi. State of Fashion 2024 raporu da tedarik zincirindeki bu dönüşümün ve bu dönüşümü başarılı biçimde değerlendiren markaların altını çiziyor.” ifadelerini kullandı.

“Girdiğimiz tüm pazarlarda Türk ürünlerine büyük ilgi var”

İnan, yerli üreticiler tarafından üretilen ürünlerin yurt dışı pazarlarda büyük ilgi gördüğüne işaret ederek, geçen yıl Almanya’da ilk yurt dışı ofislerini açtıklarını, bugün 1,5 milyonun üzerinde müşterinin Almanya’da Trendyol aracılığıyla 200’den fazla Türk markasından alışveriş yaptığını belirtti.

İnan, platform aracılığıyla 350 binden fazla ürüne ulaşabildiğini, yakın zamanda da Almanya Online Perakendeciler Birliği (BVOH) tarafından Avrupa’nın bir numaralı moda pazaryeri seçildiklerini, son 12 ay içerisinde, Trendyol uygulamasının Almanya’da en çok indirilen uygulamalar arasına girdiğini ifade etti.

Yurt dışı açılımlarının Almanya’dan sonra Azerbaycan ve Körfez ülkeleri ile devam ettiğini, Azerbaycan, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de kısa sürede en fazla indirilen alışveriş uygulaması olduklarını vurgulayan İnan, şunları kaydetti:

“Bu yıl kasım kampanyalarını ilk kez yurt dışına açtık. Satıcılarımızla başarılı sonuçlar elde ettik. Kasım boyunca Azerbaycan’da 60 milyonun üzerinde ziyaret aldık. 4 milyona yakın ürün satılırken öne çıkan kategoriler, giyim, ev-yaşam, hızlı tüketim ürünleri ve kozmetik oldu. Körfez ülkelerindeki müşterilerimizin de Türk ürünlerine ilgisinden memnunuz. Bu ülkelerde, faaliyete başladığımız ağustos ayından bu yana 9 milyon adedi aşkın ‘Made in Türkiye’ etiketli ürün satıldı. Bu yılın sonunda 60 binden fazla satıcımızı tek tuşla Körfez ülkelerine satış yapar hale getireceğiz. Bu yıl itibarıyla 3 milyon uluslararası aktif müşteri sayısına ulaşmış durumdayız. 2024’te dünya genelinde, 170 milyon ürünü 12 milyon aktif müşterimize, 38 milyon sipariş aracılığıyla ulaştırmayı hedefliyoruz.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx